'Bu da KİM?' diye soran olursa

Merhaba ismim Abdulhamit Tayfur ama maalesef yazıldığı gibi pek okunmuyor. Malum insanlar uzun olmasından şikayetçi abdül diyen var, hamit diyen var, tamamını diyen yok çok nadir, abdük bile diyen var. Eskiden sorun ederdim ama baktım önüne geçemiyorum bende saldım gitti. Soran olursa 'hamit' denilmesini tercih ediyorum malum sokakta abdül deseniz bir 10 kişi döner bakar herhalde..

4 erkek kardeş olmanın gururuna sahip kalabalık
bir ailede büyüdüm. Evde 5 erkek düşüncesi bir anne,
bir bayan, bir kız için çok korkunç olabilir biliyorum ama
kalabalık kendi içinde eğlence, gürültü, bolca kavganın
ardından neşe, paylaşmak, sevgi sözcüklerini barındırıyor
benim için. Tabi erkek kadın nüfusunun daha eşit olduğu
bir kalabalıkta tercih edilebilir. En küçük olmanın verdiği
ayrıcalık ve konforla büyüdüm ama yokluk nedir bilirim,
bizzat gördüm.

Kalabalık sayesinde bol bol oyun oynayabildiğim günler büyüdükçe sona ermeye başlıyordu. Büyüdükçe daha da kalabalık oluyorduk ama farklı yerlerde. Büyüdükçe memleketimizdeki eğitim sisteminin acı ama gerçek yüzüyle daha çok haşır neşir oluyordum. Benim için ilk darbe babamın bana 7.sınıfa giderken 'oğlum seni dershaneye yazdırdım' demesi olmuştu ama der demez değil. Çünkü daha dershane ne demek ve ne işe yarar onu bile bilmiyordum. Neyse bir şekilde liseye başladım. Okuduğum Yeşilköy Anadolu Lisesi'nin bana kayda değer tek katkısı hayatım boyunca yanımda olacak dostlarımdı. Sırf bunun için bile lise okumaya değer benden demesi.

Gelelim üniversiteye; inanın kazanmak benim için girip okumasından daha zor oldu. Sebep bölümün çok zor olması değil, başkaydı. O şimdilik bende kalsın belki başka sefere. Çok istediğim HACETTEPE ÜNİ. FİZYOTERAPİ ve REHABİLİTASYON bölümünde okumaya başladım ve şuan son sınıftayım. Anlaşılacağı üzere evin şuan okumakta ve bekar olan tek ferdiyim. Bu tabiri çok kullanır oldum burda da yazamadan edemedim.Üniversite okuyacaklara benden tavsiye kesinlikle sevdiğiniz bir bölüm okumalısınız.

He bir de derler ya 'üniversiteye kapak at yeter' o kadar asılsız bir ifadedir ki ben şahidim. 7 yıldır üniversitede olup hala 1.sınıfta olan insanlar tanıdım haberiniz olsun. Üniversite gerçek manada ilkokul, ortaokul ve liseden çok farklı. Gerçekten yaşanması gereken bir tecrübe. Bir de istediğiniz bölümü okuyorsanız tadından yenmez. Ben bunla da yetinmeyip ta en başından kendimi çokça sevdiğim bir alana SPOR FİZYOTERAPİSTLİĞİ'ne adadım. Bu uğurda şuan için gerçekleştirdiğim en büyük şey Türk Telekom Basketbol Takımı'ndaki stajımdı. Bunun gerçekleşmesine katkıda bulunan başta Uzm. Fzt. Melda Sağlam hocama ve beni geri çevirmeyip kabul eden ve bana gerçekten 'abilik' yapan Türk Telekom'un Spor Fizyoterapisti Serkan Usgu'ya sonsuz saygı ve teşekkürlerimi sunuyorum. Umarım her şey hayalimdeki gibi olur da bende mutlu olurum.

Herkesin illaki bir hobisi vardır di mi. Bundan bahsetmezsek olmaz tabi. Hobiden kastım gerçek manada hayatımız boyunca yapmaktan bıkmayacağımız ve bırakmayacağımız aktivitelerden bahsediyorum. Mesela benim için bu basketbol oynamak ve fotoğraf çekmek. Yapmaktan hiç sıkılmadığım ve çokça zevk aldığım uğraşlarım. Ölene kadar devam diyelim ne diyelim.


















Sanırım sona geldik. Elimden geldiğince CV gibi olmasından korkarak yazdım. Umarım başarabilmişimdir.
Tanıştığımıza MEMNUN oldum.

Yorumlar