Dolgun Ücrete Çalışacak Fizyoterapistler Aranıyor!

Son zamanlarda fizyoterapistlerde ve fizyoterapist adaylarında sık sık gündeme gelen bir konu var: İşsizlik! Fakat bir fizyoterapistin kendisine iş alanı bulması için ‘Fizyoterapist aranıyor!’ cümlesine ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Aldığımız eğitim adeta bir cevher. Evet herkes mesleğimizden bir parça almaya çalışıyor. Fakat şu da bir gerçek ki mesleğimizde mevcut çalışma alanlarımız kadar, bakir birçok alan da var. Çalışanlar için koruyucu sağlık hizmeti, diğer adı ile iş yeri ergonomisi ve iş yerinde fiziksel aktivite konusu mesleğimizde bakir kalan alanlardan biri.


          Peki bu alanda iş yapmak, daha reel konuşursak bu alandan para kazanmak için ne yapabiliriz, bu işin yolu yordamı nedir? Bunun için aslında lisans eğitimi boyunca almış olduğumuz derslerin yarısında bir şekilde karşımıza çıkan ve ana düşüncesi aynı olan cümleler gördük. Şimdi bu cümlelerden birisini inceleyip gereken cevapları orada bulacağız.

 ‘Çalışma ve iş insanların yaşamları boyunca en fazla zaman ayırdıkları(1) ve en önemli etkinliklerinden birisidir. Fakat günümüz ergonomik olmayan çalışma ortamları fiziksel, psikolojik ve sosyal sağlığı bozmakta(2) bu da kişilerin iş veriminin azalmasına(3) yol açmaktadır. Yapılan araştırmalarda 100 çalışandan 80'i hayatları boyunca en az 1 defa(4) iş ergonomisi kaynaklı problemler yaşamaktadır.’

Öncelikle her ne iş yaparsanız yapın olay ürününüzü karşınızdakine pazarlamaktır. Şu da bir gerçektir ki benim bir şeyi almam için ya benim ona ihtiyacım olmalı ya da ihtiyacım olduğuna inanmalıyım. Şimdi paragraftaki vurgulu yerleri biraz detaylı inceleyelim.

1. Bu kısım bize iş hayatının önemini vurguluyor. Ortalama bir değer çıkaracak olursak;  Gün 24 saat = 9 saat iş ortamı + 1 saat ulaşım + 8 saat uyku + kalan 6 saat serbest zaman aktivitesi

Aslında biz bu 24 saat hakkında her an için eğitim verebiliriz fakat konumuz dışına çıkmamak için 9+1 saat şu anki alanda odaklanacağımız yeri belirtiyor. Aynı zamanda hedef kitlemize yaşantıları için ne kadar önemli olduğunu anlatmanızda da anahtar noktalardan.


2. Bu bölüm bize bu alanda, eğilmemiz gereken bölümleri vurgulamaktadır. İş yeri sorumlularına hemen ofislerinden birkaç örnekle onları ikna edebileceğiniz eksiklikler cenneti!

Bu alanda kendimce hatırı sayılır araştırmalar yapıp ofisler gördüm. Hiçbirinde yeterince ergonomik bir iş sahası olduğunu söyleyemem. Fakat şunu da söylemeden geçemeyeceğim yabancı kökenli şirketler yerli şirketlerden daha ergonomik.


3. Bu madde bu eğitimin kurumları neden ilgilendirdiğini anlatabileceğiniz, onları böyle bir ihtiyaca ikna edebileceğiniz önemli bir anahtar!

Özellikle yerli firmaların ’Neden böyle bir eğitim için para vereyim? Çalışanlarımın sağlığı beni neden ilgilendirsin?’ gibi sorularına sadece bunu anlatarak cevaplayabiliriz.

4. Sizin için bilimsel veriler kullanmak işinizi daha önemli kılar. Bununla da kalmaz inandırıcılığı çok ciddi şekilde artar!

Bu madde  hem iş verenin hem çalışanın ortak buluştuğu tez olan ‘Bana/Çalışanıma bir şey olmaz.’ tezini çok net biçimde çürütebileceğiniz bir ipucu. Yani yazı tura da bile oran %50 😊


Evet sadece bu dört madde ile birçok kurumsal firmaya eğitimler verebilirsiniz. Firmalarda bu eğitimin ve koruyucu sağlığın bilinci oluşturabildiğimiz zaman iş yeri hekimi, işyeri hemşiresi gibi artık büyük bir eksik haline geldiğini düşündüğüm iş yeri fizyoterapistlerini de görebileceğimizi umuyorum.

Konu ile ilgili olarak sitemi inceleyebilirsiniz:  https://www.fiziktedavihizmetleri.com/is-ergonomisi

Fzt. Yavuz Sultan Selim KAVRIK

Yorumlar