İş Başvurusu Yapacaklar İçin 8 Öneri

             Değerli meslektaşlarım bu hafta mesleğimiz ve bizler için çok önemli olduğuna inandığım konulara değineceğim. Bunlar; İş başvurusu nasıl olmalı? Sözleşme yaparken nelere dikkat etmeliyiz? Maaş - Piyasa dengesi? vb konular..

             Kamu kadar özel iş yerleri de bizler için önemli bir istihdam alanı. Özellikle yeni mezun olan arkadaşlarımızın bu konularda kafası karışık veya deneyim eksikliği olabilir. O halde bunun için neler yapmalıyızı bu konular çerçevesinde sizler için 8 maddede özetledim. Kendi alanıma da değinerek genel bir çerçeve ile yazdım. Hazırsanız başlayalım😊
             1. ASLA İŞE MUHTAÇ GÖRÜNME
             Öncelikle kendimize güveneceğiz. Bu iş bir nevi kendimizi pazarlama işi. Karşımızdaki insanların işveren olduklarının farkında olalım. Bu tarz zayıflıklarımızı anlamak onların işi. Muhtaç olduğunuzu anlarlarsa istediğiniz şartları elde etmeniz hayal olacaktır. Unutmayın 'Rızkı veren Allah, kul değil.'
             2. ÖNCELİĞİNİZ İLETİŞİM OLSUN
             Burada bahsetmek istediğim işverenle olan iletişim becerileriniz değil, meslektaşlarınız ile aranızdaki iletişim seviyesi! Başvuru yaptığınız ya da iş teklif aldığınız kurumdaki meslektaşınız ile muhakkak görüşün. İşverenle görüşmeden önce bilgi alışverişinde bulunmanız size iş koşulları, maaş vb konularda avantaj sağlayacak, sizi hazır kılacak. Tabii ki bu iş karşılıklı olmalı. Ne demek istiyorum? Fizyoterapist talep etmeyen kuruma el altından CV bırakmak, düşük maaşlar talep etmek bireysel olarak sizlere ve en çok da mesleğe zarar vermektedir. (Bunun piyasaya olan etkisi bir sonraki maddede) Bunun yanında bazı kurumlardaki meslektaşlarımızın da soğukluğunun farkındayız. Aynı derecede bu da bir hatadır. Bizler birbirimizin düşmanı değiliz, herkes birbirine destek olmalı. Diğer bir mesele iş yerini değiştiren meslektaşlarımız mutlaka kendi yerlerine başka birini ayarlamalı, önerdiği isimleri iletişim bilgileri ile kuruma bırakmalı, meydanı boş bırakmamalı! Bu işi ben en iyi yapanlarımızın, sporcu sağlığında yani kulüplerde çalışan fizyoterapistler olduğunu belirtmek isterim. Bir kulüp bir hatta daha fazla fizyoterapist için iş imkanı demektir. En önemlisini en sona ayırdım. TFD il temsilcileri ile ne yapın edin kesinlikle irtibat sağlayın. Bulunduğunuz şehrin şartlarına, başvurduğunuz kurumun güncel durumuna, piyasaya dair bilgilere kolayca ulaşabilirsiz.
             3. PİYASAYI KONTROL ETMEK BİZİM ELİMİZDE
             Piyasa  hakkında fikriniz olmadan asla görüşme yapmayın. İş bulamadım, bulmam lazım psikolojisine girdiğiniz anda yukarda bahsettiğim davranışlar baş gösteriyor ve otomatik olarak fiyatlar düşmeye başlıyor. Çok ciddi ihtiyaçlarınız olabilir, darda olabilirsiniz insanlık hali. Ancak bu demek değil ki iyi bir maaşa iş bulamazsınız. İş bulayım derken başka meslektaşlarımızı işinden etmemeliyiz. Bundan 5 yıl önce bir fizyoterapist olan arkadaşım İstanbul'da yıllarca hizmet verdiği, çok iyi anlaştığı ve 5 civarında bir maaşa çalıştığı kurumdan bir yeni mezun arkadaşımızın aynı kurumda 2 bin liraya iş kabul etmesi sebebiyle işten çıkarıldı. İstanbul'da 5 yıl önce özelde 2 bin? Yorum sizin.. İlginçtir şu an özelde tavan ve taban maaşlar arasında uçurumlar var. Demek ki birileri gerçekten iyi maaşlara çalışabiliyor. Siz neden onlardan biri olmayasınız? Evet eskisi gibi özelde iş bulmak kolay değil, o zaman işi bulanında yüksek maaşa çalışmasını sağlamalıyız ve inanın bu tamamen bizim elimizde. İşe muhtaç görünmeyin, istifa etmekten korkmayın ama buradaki önemli husus birlik olabilmek. 5 kişiden biri değil hepsi istifa edebilmeli. Bir yerle 10 kişi görüşüyorsa arasında anlaşıp en az 4-5 bin diye gider ise aylarca kurumu fizyoterapistsiz bırakırsa (yani eskisi gibi bize muhtaç bırakırsak) bu bahsettiklerimin gerçekleşmesi bir hayal değil. Bir diğer konu daha iyi bir imkan bulduğunuzda işverene acımadan işinizi değiştirin. Unutmayın onlar size acımıyor, 50 tl ucuzuna çalışanı bulduğu an kapı dışarı ediyorlar.. Sonuçta bu kurumlar ticarethane, hastaları ve bizleri, işimizi ne kadar iyi yaptığımızı, tecrübelerimizi düşünmezler.. Bu konuda özelde piyasanın kolay kolay düşmediği, düşüremedikleri bir alan var ki o da spor kulüpleri ve federasyonları. Tecrübeli ve kaliteli fizyoterapiste ihtiyacın %100 olduğu bir alan olduğu için, kurumlarda bunun çok farkında.
             4. PROFESYONEL OLMAYA ÖZEN GÖSTERİN
             Çalıştığınız iş yeri ile duygusal bağlar kurmayın. İşverenler genelde bunu size karşı kullanmayı severler. Sonucunda istemediğimiz çalışma koşullarına maruz bırakılırız ki bunu vaatler kısmında daha detaylı anlatacağım. Profesyonel olmak (görünmek değil) iş başvurunuzda size çok ama çok fayda sağlayacak. Duygularınızla hareket etmek yerine sakin bir şekilde her koşulu akıl süzgecinden geçirerek hareket etmeye özen gösterin. En önemlisi iş başvurusunda: Burasının benim için çok iyi bir fırsat olduğunu biliyorum. Sizinle çalışmak benim için şunu ifade etmektedir gibi kurumu öven ibarelerde bulunmayın. Bunun sizin işi almanıza en ufak bir katkısı olmayacak aksine sizin şartlarınıza zarar verecektir. Bırakın kendi kurumlarını kendileri size övsün, kendi reklamlarını onlar yapsın, onlar sizi ikna etmeye çalışsın. Bu sırada sizler de kendinizi anlatın, farklarınıza değinin, eğitimlerinizden bahsedin, şartlarınızı dile getirin kısaca kendinizi uygun bir şekilde pazarlayın. Neden siz işe alınmalısınız bunu somut olarak onlara hissettirmelisiniz. Bu arada lütfen dürüst olmaya da özen gösterin. Profesyonellik bunu gerektirir.
             5. VAATLERE KANMAYIN
             İş verenler genelde işlerine gelmedikleri durumları ötelemeyi severler. Bunu da vaatler vererek yaparlar. İş görüşmelerindeki en büyük vaatlerden biri ise: Bu para ile başlayalım şu kadar süre sonra istediğin miktara çıkarız. KESİNLİKLE vermeniz gereken tek cevap TEREDDÜTSÜZ bir şekilde HAYIR! O para asla artmayacak ya da 1-2 yıl sonra yani değerini kaybettiğinde artacak. 😊 Bu yüzden asla istediğiniz maaşların ileriki dönemlerde yapılacağı vaadine kanmayın! Bir anlık bile tereddüte düşüp olabileceği hissini onlara vermeyin. Sağlam durun. Yazılı olmayan hiç bir söze inanarak, güvenerek iş yapmayın, Unutmayın söz uçar.. Kulüplerle görüşen veya görüşecek fizyoterapistler mutlaka A takım ve altyapı arasındaki farkı ortaya koyun. İkisinden biri mi olacak, yoksa tümünden mi sorumlu olacaksınız? Bu maaşınıza direkt etkir ve bunu bildikleri için genelde görüşmelerde: Sen A takımdan sorumlu olacaksın ama arada bir ihtiyaç olursa, aciliyet olursa altyapıya da bakarsın derler. O altyapı bir bakmışsınız A takımdan daha çok vaktinizi alıyor, daha çok yoruyor sizi. Elinizde de yazılı bir şey olmadığında bir nevi çaresiz kalabiliyorsunuz. Sonuç olarak her şeyi açıklığa kavuşturmaya gayret edip, vaatlere kanmıyoruz!
             6. EKSTRALARI KONUŞMAKTAN ÇEKİNMEYİN
             İş görüşmenizde özellikle pazarlık kısmına geçmeye yakın veya sırasında ekstraları konuşmaktan çekinmeyin. Bunlar eğitim (yüksek lisans, doktora, kurs vb) için gereken maddi destek ve izinler, primler, ev kirası veya lojman, yol & yemek masrafı vb ihtiyaçlar olabilir. Örneğin iş görüşmenizde kulüpten araba bile talep edebilirsiniz. 😊  Komik gelebilir ama spor fizyoterapistleri için kesinlikle bir ihtiyaç. Hem araç vermezler, hem de oyuncuyu kliniğe götür, hastaneye götür gibi bir sürü istekte bulunurlar. Sonra taksi fişiydi vs uğraşırsınız haberiniz olsun. Bu arada kendi aracınız varsa tükettiğiniz benzini talep etmeden kulübün işleri için kullanmamanız tavsiye olunur. Aksi takdirde onları bu çabalarınıza alıştırır ve bunun sanki sizin işinizmiş gibi davranmalarına olanak verirsiniz. İnanın bana bir kere bile teşekkür etmezler. Sonuç olarak ekstraları işe girerken konuşmanız, elde etmeniz yararınıza olacaktır. İmzadan sonra sene ortasında elde edemezsiniz. Kendinizce bu açıkları kapatmanızın kuruma faydası bile olsa kıymet görmeyecek, görmezden gelinecek.
             7. KANUNİ HAKLARINIZIN FARKINDA OLUN
             Bir çok hususta anlaştınız ve kontrat (sözleşme) imzalama aşamasına geldiyseniz burada dikkat etmeniz gereken en önemli şey acele etmemek. Sözleşmeyi önceden alıp maddeleri mutlaka okuyun ve mümkünse bir avukata gösterin, okutun. Örneğin benim kulüple 2014 yılında imzaladığım sözleşmede bir kaç tane tek taraflı madde vardı. Yani bir durum hakkında sadece tek tarafın (kurumun) lehine bir madde yazılmış ve çalışanın bu durumdaki hakları yazılmamış ya da aksi halde ne oluru belirtilmemiş ise bunlar tek taraflı maddeler oluyor. Kanunen hükümsüz, geçersiz olduklarını bir avukat arkadaşım sayesinde öğrenmiştim. Şu an durum nasıl bilmiyorum ama ana fikir profesyonel yardım almak. Bunun dışında asla ve asla kanun dışı istekleri kabul etmeyin. Bu, örneğin özel eğitimlerde genelde hasta gelmemiş olsa da sizden imza atmanız şeklinde istenebilir. Kulüplerde ise alan dışı uygulama talebinde bulunabiliyorlar: İğne yapmanızı, serum takmanızı vs isteyebilir ya da iş görüşmesinde biliyor musun, yapar mısın? diye sorabilirler. Bizim işimiz olmadığını belirtin. Pratikte en zor olanı en sona sakladım. Maaş anlaşmalarında elden para almayın, maaşın tamamının bankadan yatması veya elden olan kısım var ise bankadan yatırılmasını sağlayın ya da elden maaş alındığına dair yazı alarak elinizi kuvvetlendirin. Bu sigortanızdan tutun en çok da işten ayrılırken karşınıza bir sıkıntı olarak büyük ihtimalle çıkacak. Yaşayanımız çok, katkıda bulunurlarsa sevinirim.
             8. İMZA ATARKEN ACELE ETMEYİN
             Yukarda da bahsettiğim üzere özellikle imzalarken acele etmeyin. Özellikle kulüp tarzı ortamlar bize güvenmiyor musun? derler, güvenmeyin arkadaşlar. Küçük bir ipucu, imzalarken kurum olur, kulüp olur karşılıklı olarak aynı anda imzalayın. Karşılıksız yani sadece siz imza vermeyin! Sonrası hakkında içinizde şüphe kalmasın. Sonra kafalarına göre işe başlatma tarihi, iş girişi, sigorta primi, iş günü vb konularda kendileri kara girerken sizleri zarara sokabilirler.

             Aklıma gelenleri bu şekilde olabildiğince özetlemeye çalıştım. Bunlar benim tecrübelerim; yapmadığım, yaşamadığım hiç bir şeyi öneri olarak yazmadım. Sizlere en ufak bir katkısı bile olabilecekse ne mutlu bana. Bu konularda katkısı olan veya başka tecrübeler yaşayan arkadaşlar yazıya yorum olarak destek verirlerse çok müteşekkir olurum.
             En güzel işler sizin olsun!
             MÜCADELEYE DEVAM!

Uzm. Fzt. Abdulhamit TAYFUR

Yorumlar

  1. Başvuru aşamasında değil de işe başladıktan sonra yaşanan bir çok farklı sıkıntı daha var. Umuyorum bir başka yazıda da bunları gündeme getirme fırsatı olur :) Ancak kısaca şu konuda çok basit bir tavsiyem olacak;
    Fizyoterapistler unutmasın ki, rehabilitasyonu fizyoterapistten daha iyi bilen ve yapabilecek başka bir meslek grubu yoktur. "Teknikerler nasılsa elektroterapi alıyor, hemşireler mobilizasyonu-pozisyonlamayı hallediyor, doktor gerekli tedavi programını planlamış" diye düşünmenin bir sonraki adımı ise "Egzersizi de spor bölümü mezunları versin" diyerek rehabilitasyondan fizyoterapistin tamamen çıkmasına neden olacaktır ve bu durum bugün bir fizyoterapistin iş yükünü ne kadar azaltsa da bir kaç yıl sonra işsiz kalmanıza neden olabilecek bir süreci hızlandırıyor unutmayın.
    O nedenle yetki ve sorumluluğumuz altındaki her türlü uygulamayı üşenmeden yapmanın ve yeni alanlara yönelmenin hem yeni mezunlar için hem de yıllarını bu mesleğe vermiş değerli fizyoterapistler için en öncelikli hedef olması gerektiğini düşünüyorum.
    Rehabilitasyonda en etkin ve yetkin meslek grubu olmamız hiç de zor değil yeter ki gücümüzün farkında olalım !!

    YanıtlaSil
  2. Fizyoterapist talep etmeyen yerlere cv birakmayin dediniz yazinizda peki is ilanlari da yoksa nasil bir yol izlenmeli sporcu haricinde soruyorum

    YanıtlaSil

Yorum Gönder