Theraphysio Dergi Röportajı: Spor Fizyoterapistliği

Spor Fizyoterapisti olmak nasıl aklınıza geldi?
Çok uzun yıllar amatör olarak basketbol oynadım. Bu yüzdendir bir şekilde sporun içinde olmak istiyordum. Üniversite sınavına hazırlanırken kesinlikle bir sağlıkçı olmam gerektiğine karar vermiştim ama hangisi olursa bu hayal tam anlamıyla gerçek olurdu? Şanslıyım ki abim tıp doktoru eşi de fizyoterapist idi, ilk onlar fizyoterapistliği bana anlatıp, önerdiler.  Sonrasında Beşiktaş altyapısında futbol oynayan bir çocukluk arkadaşım bana katıldığı milli takım kampındaki bir fizyoterapistten (Abdurrahman Evin) bahsetti, ve kendisinin de bir fizyoterapist olmak istediğinden. Kendisi bu mesleği benim de aklıma kazımış, üniversite tercihlerde isteyerek, bilerek yazmama sebep olmuştu. Sonuç olarak daha bu bölümü tercih ederken ilerde özelleşmek istediğim alanı da belirlemiş olmuştum.
Ailenizin spor fizyoterapisti olmanıza karşı geri dönüşleri nasıl oldu?
Hem olumlu hem de olumsuz yönde oldu. Dürüst olmak gerekirse olumsuz yönü daha ağır basıyordu. Herkesin bildiği gibi ailenizin tek önemsediği onlara ne kadar yakın olduğunuz, sizi ne sıklıkta gördükleri. Yoğun çalışma programı ve yurt içi-dışı seyahat yoğunluğu ile bu pek de mümkün olmuyor. Bekarlar için harika bir fırsat, evliler için ise çekilecek dert değil desem yeridir. Olumlu yanı ise sizi televizyonda izleyebilmeleri, sizle övünebilmeleri. Bak bu benim kızım/oğlum şeklinde.

Bu alanı seçmeseydiniz hangi alanı seçerdiniz?
Kesinlikle kardiyopulmoner rehabilitasyonda özelleşmek isterdim. Egzersiz fizyolojisi, solunum ve dolaşım sistemi beni hala cezbeden konular. Fırsat buldukça hala okumaya çalışıyorum. Çalıştığım alana da katkısı tartışılmaz.. Fizyoterapistlerin hastaya olan katkısının tartışmasız olduğu bir alan.

Spor fizyoterapistliği kavramının kapsamı nedir?
Ne kadar spesifik bir alan olarak görülse de aslında kapsamı en geniş alanların başında geliyor. Ortopedik rehabilitasyona benzetiliyor ancak iyileşme devreleri, süresi ve kalitesi bakımından kesinlikle tartışmasız daha üst düzeyde bir alan. Çünkü bir sporcuyu her yönden eski performansına ulaştırmanız gerekiyor. Her şeyden önce bu alanda uzmanlaşmanın bana göre ilk şartı öncelikle çok iyi bir fizyoterapist olmanız gerekiyor. Bilinenin aksine aslında içerisinde parmak ucundan beyine kadar tüm ortopedik ve nörolojik rahatsızlıklar&yaralanmalar ile karşılaşabileceğiniz bir alan. Bu yüzden kapsamı inanılmaz geniş. Her konuda bilgi birikiminiz olmalı ki konuya vakıf olabileseniz. Bunun tek yolu ise kendinizi özellikle temel bilimlerde çokça geliştirmiş ve akabinde güncel tutmaya özen gösteriyor olmanız gerekiyor.

Spor fizyoterapistliği ile ilgili nasıl bir eğitim aldınız ya da almaktasınız?
2013 yılında Hacettepe’den mezun oldum. Öğrenciliğimde bu alan ile ilgili pek çok klinik ve kulüpte stajlar yaptım. Mezuniyetimden hemen sonra Hacettepe Üniversitesi’nde başladığım Spor Fizyoterapistliği master programını 2016 yılında tamamladım. Aynı dönem kazandığım  burs sebebiyle doktora eğitimime yurt dışında devam etme kararı aldım. Şu an İngiltere’de doktora programı kabul sürecindeyim.

Bu alanda daha çok hangi yaralanmalar görünüyor?
Daha önce de bahsettiğim üzere aklınıza hiç gelmeyecek, hayatınızda belki sadece bir kere görme ihtimaliniz olan yaralanmalarla karşılaşma ihtimalinizin çok yüksek olduğu bir alan. Ancak en sık karşılaştıklarımız aşırı kullanım(overuse) yaralanmaları olan kas-tendon yaralanmaları. Bir zaman sonra kas yırtıkları size grip gibi geliyor desem yalan söylemiş olmam. Bir diğer sık karşılaştığımız yaralanmalar burkulmalar (özellikle ayak bileği), bağ yaralanmaları, kıkırdak zedelenmeleri (özellikle menisküs), kırık ve çıkıklar diye sıralayabiliriz.

İngiltere’de rehabilitasyonda kullanılan cihazlar ile Türkiye’dekiler arasındaki farklar?
Üzülerek söylüyorum inanılmaz farklı standartlarda çalışıyoruz. Bizim için hayal olan ya da  sahip olduğumuzda çok sevindiğimiz cihazlar (Ör: İzokinetik sistemler) onlar için çok sıradan şeyler. Hemen her yerde gelişmiş biyomekanik laboratuvarlar mevcut diyebilirim. Anti-gravite treadmillerinden tutun son teknoloji hareket analizi sistemlerine kadar hemen hemen her şeye sahipler.

İngiltere’de halkın fizyoterapistler hakkındaki düşüncesi?
Mesleğimizin çokça kıymet gördüğü ülkelerin başında geliyor. Size ve yaptığınız işe saygıları olması gereken seviyede. Bununda nedeninin daha bilinçli, ne yaptığımızın ve neler yapabileceğimizin farkında olmaları olduğunu düşünüyorum. Ülkemiz içinde en azından halk bazında çok ümitliyim. Her geçen gün bizi daha çok fark ediyorlar, daha iyi tanıyorlar.

Meslektaşlarınıza vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Bütün meslektaşlarıma hitap edebilmek için henüz çok genç olduğumu düşünüyorum ancak gerçekten söylemek istediğim bir kaç şey var. Hepimizin bildiği üzere birlikten kuvvet doğar. Kişisel hesaplarımızı ve arzularımızı bir kenara bırakmamız ve mesleğimiz için daha çok fedakarlıklar yapmamız gerektiğine inanıyorum. Hak verilmez, alınır. Bunun için de her şeyi kolay ve hazır bir şekilde beklemek yerine, çok ama çok çalışmamız, yardımlaşmamız gerekiyor. Başkalarını eleştirmek, konuşmak, çekiştirmek yerine ben neler yaptım, yapıyorum, yapabilirim diye kendimize sormamız gerekiyor. Bir şeyleri değiştirmek istiyorsak önce kendimizden başlamamız gerekiyor. Meslek içindeki ve aramızdaki huzursuzlukları çözmemiz, her durumda birbirimize arka çıkacak gücü-kudreti kendimizde bulmamız gerekiyor. Kendimizi değil başkalarını düşünmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Bunlar hayal değil, gerçekleşmesi çok ihtimal şeyler. Bu yazıyı okuyan herkesin bir an durup, düşünmesini ve kendine sormasını istiyorum. Gerçekten kendimi değil diğerlerini düşünürsem, onları değil kendimi değiştirirsem, onların elinden tutar birlik olmaya çalışırsam daha güzel günler bizim olur mu? Cevabı sizde saklı.. Her şey gönlünüzce olsun..

Uzm. Fzt. Abdulhamit Tayfur

Theraphysio ailesine dergilerinde bana da yer verdikleri için çok teşekkür ederim. Çok güzel bir iş yapıyorlar ve çok emek harcıyorlar. Her ay keyifle takip edeceğim ve sizlere de tavsiye ederim. Okuyalım ve okunmasına katkıda bulunalım ki meslektaşlarımızın emekleri karşılığını bulsun.

Yorumlar