Egzersiz ve Spor Psikolojisi: Spor Fizyoterapistleri Açısından Nasıl Fırsatlar Sunabilir? - Part 2

            Spor fizyoterapistleri spor psikolojisine özgü hangi tekniklerden faydalanabilirler ya da hangi teknikler rehabilitasyonda faydalı olabilir?
A-   Hedef Belirleme
Rehabilitasyon açısından  değerlendirdiğimizde hedef belirleme listenin başında yer alabilir. Araştırmalar hedef belirlemenin fizyolojik ve psikolojik olarak iyileşme süreçlerinde faydalı olduğunu ortaya koyuyor.12,13 Ayrıca hareketin normal düzeyde gerçekleştirilmesi, kassal güçlendirme ve sporla ilişkili beceriler söz konusu olduğunda hedef belirlemenin ağrı yönetimi açısından bazı katkılarının olduğunu vurguluyorlar.14 Daha hızlı iyileşme ve spora geri dönme süreleri açısından da hedef belirleme bakımından olumlu bulgular mevcut.15 Bütün bunların yanında hedef belirleme, rehabilitasyona bağlılık açısından önemli katkılar sunuyor. Sakatlık yaşayan sporcunun tutumu, başarılı bir biçimde sakatlık kabulü ve geri dönüş için gerekli özgüvenin sağlanması adına hedef belirleme oldukça başarılı bir teknik olarak gözüküyor.
Birçok fizyoterapist tarafından yer yer kullanıldığını alanda da gözlemlediğim hedef belirleme, pratik bir teknik olarak görünmesine karşın oldukça kapsamlı bir literatüre sahip (Bkz.16). Hedef düzeyleri, hedef türleri ve hedef süreleri bu noktada profesyoneller için önem taşıyor. Rehabilitasyonda kullanılan hedef belirleme sistematik ve organize olması gereken ve sürekli takip gerektiren bir süreç. Arvinen-Barrow ve Walker’ın18 her fizyoterapistin kitaplığında bulunması gerektiğini düşündüğüm “The Psychology of Sport Injury and Rehabilitation” isimli kitabında, hedef belirleme için 4 adımlı bir süreç formülüze edilmiş (sf. 60): 
1- Başarılı rehabilitasyon ve iyileşme için sporcuların kişisel ve fiziksel ihtiyaçlarının belirlenmesi, 
2- Bu ihtiyaçlara uygun fiziksel, psikolojik ve performans hedeflerinin belirlenmesi ve tanımlanması, 
3- Hedef belirlemenin etkinliğine etki edebilecek faktörlerin değerlendirilmesi
4- Adım adım gerçekleştirilen bir programla hedef belirlemenin rehabilitasyona dahil edilmesi. 
Bu noktada seçilen hedeflerin sporcuya ya da sakatlığa özgü ölçülebilen değerler olması, sporcuyu zorlayıcı ancak gerçekçi hedefler olması ve hedeflerin pozitif biçimde belirlenmesi gerekiyor. Programın yazılı hale getirilerek sporcular tarafından imzalanması ya da tedavi salonuna asılması gibi motivasyonel çalışmalar, hedeflerin takip edilmesi ve değerlendirilmesi gibi noktalar da hedeflere bağlılık açısından önemli gözüküyor.
B-   İmgeleme Çalışmaları
Hayal etme ya da imgeleme sporcuların genellikle farkında olmadan performansı artırmak için kullandıkları bir teknik olarak göze çarpıyor. Araştırma bulguları açısından hayal etme sporda güçlü bir literatüre sahip ve hemen her sporcunun kullandığı bir teknik olarak değerlendirilmekte.18,19 Rehabilitasyon süreci açısından hayal etme, sporcunun iyileşme sürecini, rehabilitasyon ortamını, vücudunun yaralanmış kısmını iyileşmiş olarak tamamen kullandığını, egzersizleri başarılı bir biçimde yaptığını, acı ve duygularla baş ettiğini hayal ettiği bir aktivite olarak tasarlanabilmekte.17 Başlangıçta “e ne var bunda hayal etse ne olur” şeklinde negatif bir dirençle karşılaşılsa da sporcunun rehabilitasyon sürecini hızlandırdığı, kaygı ve endişe gibi duyguların yönetiminde sporculara destek olduğu, ağrı ile ilişkili yaralanmalarda sporculara yardım ettiği, rehabilitasyon motivasyonu sağladığı araştırmalarca ortaya koyulmuş durumda. Örneğin, olumlu iyileşme ve performansın imgelenmesinin hızlı iyileşme ile ilişkili olduğu görülmüş.20 Yine uzun mesafe koşucuları için imgelemenin ağrı ile savaşmada etkili olduğu görülmüş.21 Bu noktada tekniğin spor psikolojisi literatüründe çeşitli uygulama yöntemlerinin olduğu ve pratik bir eğitimi gerektiğini unutmamak gerekiyor. İyileştirme, ağrı yönetimi ve performans alanlarında farklı türden imgeleme gerçekleştirilebilir ve bu yöntemler sporcunun motivasyonel ve/veya bilişsel yapılarını hedefleyebilir. İmgeleme tekniğinde kinestetik duyu üzerine odaklanmak yaralanma sonrası hareketin tekrar eski formuna kavuşması adına faydalı olabilir.
Başarılı bir imgeleme programı hazırlamak için imgeleme çok farklı yerlerde gerçekleştirilmeli, belirli bir gevşeme düzeyi ve yeterli bir motivasyon sağlanmalı, gerçek ve kontrol edilebilir imgeler oluşturmalı ve duruma özgü uygulamaya dikkat edilmelidir.22 Bu özellikleriyle imgeleme fizyoterapistler açısından oldukça kullanışlı bir araç olarak görülüyor. Ancak yine de başta belirttiğimiz eğitim ve uygulama pratiklerini dikkate almak gerekiyor.  
C-   Rahatlama Teknikleri
Rahatlama teknikleri sporcuların fiziksel ve psikolojik olarak iyi olmalarını sağlamak adına kullanılırlar. Fiziksel (somatik) ve mental (bilişsel) olarak ikiye ayrılan rahatlama tekniklerinin temel amacı, vücut üzerindeki fiziksel tansiyonu düşürmektir. Sporda sıklıkla  kullanılan teknikler PMR23, uygulamalı rahatlama tekniği24, diyafram nefesi25, oranlı nefes tekniği26 ve biofeedback (örn. 27) teknikleridir. Her tekniğin farklı uygulama kuralları olduğu ve pratik gerektirdiğini unutmamak gerekir. Uygun biçimde yapılmayan teknikler özellikle rehabilitasyon açısından problemlere neden olabilir. Sporcunun bazı teknikleri (örn. PMR) kullanabilir hale gelmesi, tam olarak kavrayabilmesi için uzun süreler geçmesi gerekmektedir. Dolayısıyla uzmanlar tarafından aktarılmaları şarttır. Bunların yanında son dönemde popüler olan mindfullness eğitimi ve meditasyon teknikleri de rahatlamaya yardımcı olan teknikler arasındadır. Rahatlama egzersizlerinin rehabilitasyonda etkin olduğu noktalar, ağrının yönetimi, kaygının azaltılması, stresle baş etme, odaklanmanın artırılması, özgüvenin sağlanması ve kişisel kontrolün sağlanması olarak gösterilmektedir. Ağrı toleransının yükseltilmesinde ve bireylerin ağrı algılarının düşürülmesinde rahatlama tekniklerinin önemli ölçüde fayda sağladığı yapılan araştırmalarca kanıtlanmıştır. Bu bağlamda sporcuların eğitimi, rahatlama için uygun bir ortam, rahatlama egzersizinin etkinliğinin ölçülmesi, rehabilitasyonun farklı aşamaları için farklı rahatlama tekniğinin uygulanması gibi çok çeşitli faktörler önemli gözükmektedir.17
D-   Self-Talk
Kendi kendine konuşma olarak tercüme edebileceğimiz self-talk, sporcular tarafından farklı formlarda sıkça kullanılan bir olgudur. Özellikle yapılan hatalardan sonra ya da müsabakadan hemen önce sporcuların kendileriyle olumlu ya da olumsuz olarak konuştuklarını görebiliriz. Yapılan bu konuşmaların türü, sıklığı ve içerikleri bireye ve durumlara göre değişebilir. Bireyler kendileriyle içsel konuşmalar gerçekleştirebildiği gibi dışsal olarak da konuşabilirler. Ya da sporcular odaklarını artırmak için (pozitif) kendi kendine konuşmayı kullanabilirken kendilerini yargılamak amaçlı (negatif) da konuşabilirler. Bireylerin kendileriyle gerçekleştirdikleri bu diyalogların onların duygularını, hislerini ve olaylar hakkındaki değerlendirmelerini şekillendirdiği düşünülmektedir. Özgüven (“bunu yapabilirim”), yönerge (“tekniğine odaklan”) ya da kaygı kontrolü (“sakinleş”) amaçlı yapılan olumlu kendi kendine konuşma türlerinin bir program çerçevesinde rehabilitasyon süreçlerine dahil edilmesi fizyoterapistler ve sporcular açısından olumlu sonuçlar doğurabilir. Yaralanma ve kendi kendine konuşma ile ilgili sınırlı sayıda araştırma olmasına karşın eklem restorasyonu, kassal güçlenme ve sakatlık sırasında sporla ilişkili becerileri tekrar etmede kendi kendine konuşmanın faydalı olduğu ortaya konmuştur.14 Yaralanma öncesi, sırası ve sonrasında sporcuların düşünce ve ifadeleri rehabilitasyon süreçleri açısından önemli olduğundan uygun olmayan kendi kendine konuşmaların minimize edilerek olumlu kendi kendine konuşmaya dönüştürülmesi önemli gözüküyor. Yaralanmış bir sporcunun “Ne kadar aptalım! Nasıl bu duruma düştüm?” gibi bir kendi kendine konuşma gerçekleştirmesi yerine kendi ile “ ben güçlüyüm ve bunu halledebilirim. Sakatlanan tek sporcu ben değilim!” şeklinde konuştuğunu düşünün. Sizce hangisi daha hızlı iyileşmeye yakın? Ya da “omzum yeterince güçlü değil! Hala dönmeye tam olarak hazır değilim” yerine “rehabilitasyon sürecinde omzum tedavi edildi ve test edildi. Artık geri dönmeye hazırım” şeklinde bir konuşma geri dönüşte kaygının azaltılmasında daha faydalı olmaz mı? İşte bu yüzden kendi kendine konuşma programlarının oluşturulması rehabilitasyon süreçlerinde önemli gözüküyor. Genellikle bu programlar sporcular ile birlikte onların sözleri ile oluşturuluyorlar. Negatif kendi kendine konuşmalar yazılıyor ve bunlar pozitife çevriliyor. Kendi sesleri ile  bir CD’ye kaydedilerek rehabilitasyon süreci öncesi/sonrasında sporcular tarafından dinleniyor. Rehabilitasyon sırasındaki egzersizlerde sporcuların bu kayıtlardan bazılarını kullanmaları isteniyor.  
E-   Etkili İletişim
            Bütün bunların yanında etkili iletişimin fizyoterapistler açısından önemini de unutmamak gerekiyor. Etkili iletişim diğer tüm sağlık çalışanları için olduğu kadar spor alanında çalışanlar için de önemle üzerinde durulan bir nokta olmalı.  Bu anlamda fizyoterapistlerin gerekli eğitimi almalarında ve kendilerini bu alanda geliştirmelerinde yarar görüyorum. İşi insanla olan her alanda olduğu gibi anlama, dinleme, doğru ifade etme ve empati gibi kavramlar fizyoterapistlerin uygulamalarında daha iyi sonuçlar almalarını sağlayacaktır. Spor ortamlarında çalışan bu profesyonellerin diğer profesyoneller ile (antrenör ve yönetici gibi) doğru ve açık bir iletişim sağlamaları, kendileri adına faydalı olacaktır. Rekabetin olduğu spor ortamında sıkça sporcular ve antrenörler arasında kalan fizyoterapistlerin, bilimin gerektirdiklerini etkili iletişimle diğer paydaşlara aktarmaları onların işlerini daha da kolaylaştıracaktır Bu sayede gereksiz gerilimlerden uzak sadece kendi uzmanlık alanlarıyla uğraşmaları sağlanacaktır. Bu noktada, spor fizyoterapistliğinin sınırlarının, bu alanda çalışan profesyoneller tarafından dikkatle çizilmesi ve korunması gerekliliği bulunmaktadır. Bütün bunlar ancak ve ancak etkili iletişimle gerçekleşebilir. Dolayısıyla spor fizyoterapistlerinin bu alanlarda tecrübeli meslektaşları ve diğer uzmanlar tarafından hazırlanacak programlar çerçevesinde eğitilmesi gerekliliği de önemli bir nokta olarak gözüküyor.
Spor psikolojisinin spor fizyoterapistleri açısından nasıl faydalı olabileceğini ve hangi tekniklerin bu alanda kullanabileceğini özetle aktarmaya çalıştığım bu yazının, alanda çalışan ya da alana adım atmak isteyen tüm fizyoterapist arkadaşlar için faydalı olmasını umuyorum. Doğal olarak burada bu tekniklerin nasıl geliştirilebileceğini detaylı olarak anlatamadım ancak kaynakların kendini geliştirmek isteyen herkes için açık olduğunu biliyoruz. Spor fizyoterapistlerinin, alan bilgilerinin yanında spor psikolojisine ilişkin bilgilerini arttırmalarının, onların bu önemli alandaki çalışmalarını daha etkili hale getireceğini düşünüyorum. Ayrıca, hepimizin, uzmanlaşmanın gerektirdiği derinlemesine bilgi edinme ihtiyacının yanında, diğer alanlarda da bilgi edinmeye ihtiyacı var. Ancak bu sayede uzmanlığımızı mükemmelleştirirken, daha geniş bir perspektiften bakarak alanı daha iyi anlayabilir, yenileyebilir ve geliştirebiliriz diye düşünüyorum.
Saygılarımla,


Arş. Gör. Deniz Durdubaş
Hacettepe Üniversitesi Spor Bil. Fak.
3 sene altyapı voleybol milli takımlarında
spor psikoloğu olarak görev yaptı.
Doktora çalışmalarını sürdürmek için
Kanada Queen's Üniversitesin'nde
Tübitak bursu ile görev yapıyor.


Kaynaklar
12-    Ievleva, L., & Orlick, T. (1991). Mental links to enhanced healing: An exploratory study. The Sport Psychologist, 5(1), 25-40.
13-     Taylor, J., & Taylor, S. (1997). Psychological approaches to sports injury rehabilitation. Lippincott Williams & Wilkins.
14-    Beneka, A., Malliou, P., Bebetsos, E., Gioftsidou, A., Pafis, G., & Godolias, G. (2007). Appropriate counselling techniques for specific components of the rehabilitation plan: a review of the literature. Physical Training
15-     DePalma, M.T. and DePalma, B. (1989) The use of instruction and the behavioural approach to facilitate injury recovery. Athletic Training, 24, 217–9.
16-    Locke, E. A., & Latham, G. P. (Eds.). (2013). New developments in goal setting and task performance. Routledge.
17- Arvinen-Barrow, M., & Walker, N. (Eds.). (2013). The psychology of sport injury and rehabilitation. Routledge
18-   Hall, C. R. (2001). Imagery in sport and exercise. Handbook of sport psychology, 2, 529-549.
19-     Pain, M. A., Harwood, C., & Anderson, R. (2011). Pre-competition imagery and music: The impact on flow and performance in competitive soccer. The Sport Psychologist, 25(2), 212-232.
20-    Ievleva, L., & Orlick, T. (1991). Mental links to enhanced healing: An exploratory study. The Sport Psychologist, 5(1), 25-40.
21- Hare, R., Evans, L., & Callow, N. (2008). Imagery use during rehabilitation from injury: A case study of an elite athlete. The Sport Psychologist, 22(4), 405-422.
22- Weinberg, R. S., & Gould, D. (2014). Foundations of Sport and Exercise Psychology, 6E. Human Kinetics.
23- Jacobson, E. (1938). Progressive relaxation.
24- Öst, L. G. (1988). Applied relaxation vs progressive relaxation in the treatment of panic disorder. Behaviour Research and Therapy, 26(1), 13-22.
25- McConnell, A. (2011). Breathe strong, perform better. Human Kinetics.Champaign: IL
26- Dosil, J. (Ed.). (2006). The sport psychologist's handbook: A guide for sport-specific performance enhancement. John Wiley & Sons.
27- Crews, D. J. (1993). Self-regulation strategies in sport and exercise. Handbook of research on sport psychology, 557-568.

Yorumlar